ALİ ERDOĞAN

"güller hasret kaldı senin gülüşüne"
()
 
...:: Üye Giriş ::..
Lütfen Giriş Yapınız.

Kullanıcı Adı:

Şifre:




[ Üye OL ]
[ Aktiflestir ]
..:: Bağlı Üyeler ::..
Online ÜYE yok
1: Ziyaretçi Online (4Dk)
...:: Site Geliştirme ::..
[ İçerik Ekle ]
[ Etkinlik Ekle ]
[ Üye Listesi(Dar) ]
[ Üye Listesi (Geniş) ]
[ Sohbet Et ]
 
..:: Menü ::..
-
Ana Menü
ŞİİR OKU
İndir
Ziyaretçi Defteri
Özel Şiirler
mp3 SESLİ ŞİİR DİNLE
Resim Galerisi
SOHBETLER
VİDEO ŞİİR
 
..:: Bağlantılar ::..
(Son Eklenenler)
» UNUT [G]
» DOST SİTE [G]
 
..:: Güzel Sözler ::..
güller hasret kaldı senin gülüşüne
()
 
..:: Arama ::..
 
..:: Hızlı Menü ::..
 
..:: İndir ::..
(Son Eklenenler)
» SEYH EDABALİ 'nin Nasihati [G]
» HAK YOL İSLAM YAZACAĞIZ [G]
» Bayrak [G]
» ŞEYH ŞAMİL.wmv [G]
» ANEY.wmv [G]
» İSTİKLAL MARŞI.wmv [G]
 
..:: Bağlantılar ::..
(En çok gidilenler)
» UNUT [G]
» DOST SİTE [G]
 
..:: İndir ::..
(En çok indirilenler)
» Bayrak [G]
» SEYH EDABALİ 'nin Nasihati [G]
» HAK YOL İSLAM YAZACAĞIZ [G]
» ŞEYH ŞAMİL.wmv [G]
» ANEY.wmv [G]
» İSTİKLAL MARŞI.wmv [G]
 
 
..:: ::..

 

KAYBETTİM

 

Sözümü arıyorum esen meltem rüzgarlarında.

Poyrazlar getirmez belki; alır, gider.

Kim bilir hangi bilinmez dağın arkasına götürür.

Hani söz verdiğim kızlarım hani?

 

Özümü arıyorum yurdumun açmayan baharlarında.

Kimseye soramam. Eller bana ne der?

Adım adım çakallar meydanlarda yürür.

Kurt bakışlı yiğitlerim, kızanlarım hani?

 

Ruhumu arıyorum, insanların şah damarlarında.

Bakarım, bir görünür, bir görünmezler; bu ne keder?

Baştan aşağı bedenimi bir yalnızlık bürür,

Hani halimi söyleyen ozanlarım hani?

 

Bir damla su arıyorum, dağların yamaçlarında, yarlarında.

Can çekişen vicdanıma hayat vermeye değer.

Öyle bir mevsim ki; dalında meyve çürür.

Hani, dualarla kaderi yazanlarım hani?

 

Sözümü arıyorum esen meltem rüzgarlarında.

Özümü arıyorum yurdumun açmayan baharlarında.

Ruhumu arıyorum, insanların şah damarlarında.

Bir damla su arıyorum, dağların yamaçlarında, yarlarında.

 

Poyrazlar getirmez belki; alır, gider.

Kimseye soramam. Eller bana ne der?

Bakarım, bir görünür, bir görünmezler; bu ne keder?

Can çekişen vicdanıma hayat vermeye değer.

 

Kim bilir hangi bilinmez dağın arkasına götürür.

Adım adım çakallar meydanlarda yürür.

Baştan aşağı bedenimi bir yalnızlık bürür,

Öyle bir mevsim ki; dalında meyve çürür.

 

Hani, dualarla kaderi yazanlarım hani?

Kurt bakışlı yiğitlerim, kızanlarım hani?

Hani halimi söyleyen ozanlarım hani?

 

Sevgimi arıyorum, “seni seviyorum” diyenlerin gözlerinde.

Boşuna bakmışım ona doğru, en samimi hislerle.

Anladım, gelmeyecek artık hiçbir şey geri.

Boşuna bakınıp durma, gir içeri!

Hani, çala çala kırdığım sazlarım hani?

 
GERİ GETİR

GERİ GETİR

 

Benden aldığın şeyleri geri getir.

Ey zaman!

Neyleyim aman!

Halimiz yaman,

Savrulur duman.

İçimden bir ses “dayan ha dayan”

Yok mudur çevrede sesimi duyan.

 

Gidenin ardından bakmak nafile.

Yine de nafile, getirsem dile.

Koparıp götürdün hep bile bile.

Benden aldığın şeyleri getir.

 

Kendimi tanıyamıyorum artık.

Nereye baksam orası yırtık.

Önüme koymuşsun bir sürü artık.

Benden aldığın şeyleri geri getir.

 

Benlik, şahsiyet, karakter bitmiş.

Edep, namus ve haya geriye gitmiş.

Saklayıp durduğun haysiyet yitmiş.

Benden aldığın şeyleri geri getir.

 

Arayıp; bulacağım. Demem ”yoruldum.”

Bir ayarlı zaman gibi kuruldum.

Dün bulanıktım bugün duruldum.

Benden aldığın şeyleri geri getir.

 

Bir daha ihtar etmem bak seni.

Karmakarışıktır eski ve yeni.

Ölçeceksen doğru ölç , boyu ve eni,

Benden aldığın şeyleri geri getir.

 

Ahit ettim alacağım senden bunları.

Kırıp dökmeden fakat şunları.

Kumlara karışmış altunları.

Benden aldığın şeyleri geri getir.

 

 
SUSMAK

SUSMAK LAZIM

Susuz kalan bir dereye bakıpta

Kurumuş çakıl taşlarının içinden
Yeşeren, hayıt çiçeklerine konan ,
Bal arılarını, eşek arılarının nasıl
Yakaladığını seyrettikçe susmak lazım.
.
Bir Temmuz sıcağında
Asfaltın tam ortasında
Kamyon tekerleklerinin ezdiği , masum kaplumbağayı 
Ve zavallı şoförü gördükçe
Susmak lazım.
.
Kimileri kadeh tokuştururken,
En haram tavırlarda,
Hayasızlığın zirvesinde,
İğrenç vücutları ortada dolaşırken,
Aslan Mehmedimin siperde
Can verdiğini düşündükçe.
Masalarda değerler alınıp satılırken,
Peygamber emaneti raflardan atılırken,
Abdestsiz dolaşılıp, dinsiz yatılırken,
Birisinin secdeye kapanıp
Niçin ağladığını bilmediğim için
Hep susmak, hep susmak lazım.
.
Ağacı kemiren kurdu,
Kurt yapan kelebeği,
Kelebeği çocukların ne kadar sevdiğini,
Bir de ipek böceğini
Anlayamıyorsam eğer,
Bir isim takıp geçeceğime;
Susmak lazım.
.
Kocasından dayak yiyip sonra da
Evi terke mecbur bırakılan bir annenin
İki çocuğu sağında,bir çocuğu solunda
Bir çocuğu arkada,bir çocuğu da kucağında
Yolda nasıl yürüdüğünü ve nereye gittiğini
Bilmediği gibi, çocuklar da herşeyden habersiz.
Kendini bekleyen çile dolu hayattan da.
Boyunları bükük, kalpleri kırık.
Bataklığın tam ortasındaki gülün;
Burada nasıl yeşerdiğine
Kimin ekip, kimin koruduğuna
Ve neden dikenlerinin de olduğuna,
Renk renk oluşuna, ne güzel kokuşuna
O gözlerdeki huşunun
Beni alıp yutuşuna,
Aklım ermisorsa...
.
Birilerinin hayatları devam etsin diye
Birilerinin kendi hayatlarını feda etmeleri
Bana konuşacak birşeylerin olmadığını
Susmak zamanı olduğu hatırlatıyor.
Bütün bu parça parça tabloları bile
Ayrı ayrı veya hep birden sergilemenin
İnsan şuuruna kazandıracak bir sonucu
Var mı acaba? Susmak lazım.
.
Hayat, konuşmaya, tartışmaya değmez.
Hatta yaşamaya dahi değmezdi.
Allah’ımızın varlığını tanımak
Ve ona kul olma şerefi olmasaydı.
                          Ali Erdoğan
 
ABDEST

ABDEST

İçimi, dışımı, gönlümü temizler.,
Kötülükleri benden alır da gizler.
 .
Öfkemi, sıkıntımı soldurur, söndürür.
Peşinden güzellikler ve iyilikler yürür.
 .
Abdest azalarımdan dökülür günah ve kirler.
Huzur ve neşe ile umut dolar fakirler.
 .
Günde beş defa abdest alanlara bir kez bak.
Nur gibi parlar durur yüz, göz, kol, çene, ayak.
 .
Atama hürmet için dolaşamam abdestsiz.
Bunca namahremlikle nasıl gezersiniz, siz?
 .
İçim ile dışımı ve gönlümü temizler.
Kötülükleri bizden uzaklaştırır gizler.
 
GECELER

GECELER

Yeter yoruldunuz harfler, heceler,

Biraz da konuşsun artık geceler.

 .

Bu yorgun ve bitkin gündüzün sonu,

Geceye sığınır daha niceler.

 .

Geceler gebedir pek çok sabaha,

Yaşlı gözler olur, yüce yüceler.

 .

Kimileri her gün eğlenip dursun.

Cevapsız kalmasın bu bilmeceler.

 .

Karanlık gündüzün çıkmaz sokağı.

Boşuna çekilen tüm işkenceler.

 .

Avare dolaşır, zavallı çocuk.

Bakıp, bakıp güler, şu gülmeceler.

 .

Aldanma diyorum, çalış boş durma.

Kaderin değildir, hem çizmeceler.

 .

Hem çalış, hem sığın, tek sahibine

Gündüzleri seni saklar geceler.

 
MERKEZ

MERKEZ


 
KARAKEÇİLİ
KARAKEÇİLİ
 
SİVEREK SİVEREKTİR
SİVEREK SİVEREKTİR
 
SİVEREK

SİVEREK


 
KIR ÇİÇEĞİM
KIR ÇİÇEĞİM
 
İNSANIMIZ
İNSANIMIZ
Suskundur insanımız hep böyle
Neden söylesin, kime söylesin?
Kullara kul, kurtlara kuzu,
Kuzuya yem olmamak için
İçini kemirir yumaklaşan kin.

 .

Bir umut,
Dikenli dağların
Susuz toprakların
Kara taşların içinden bir umut okunur.
Bu kader paylaştıkça cana dokunur.

 .

Nasırlı ellerin,
Çatlayan ayakların,
Çizgili yüzlerin, kırışan alın.
 Müjdesi olduğu gelen baharın,
Hiç aklıma gelmezdi yağan karın.
     .                            
Haksızlık
Ve hakaret.
Gücü yeten yetene
Kanı biten bitene.

 .

Bıraksam, bırakmaz.
Tutsam çıkmaz,
Söylesem tutmaz.
Mahkûmuyuz hayatın
Hayat yaşanmaz,
Kalmadı insanlıkta bir onur,
Bu kader paylaştıkça cana dokunur.

 .

Suskundur insanımız hep böyle,
Namus vardır ve namussuzluk.
Silah vardır,
Güç vardır,
Kan vardır,
Kin vardır.
Din vardır ve dinsizlik.

 .

Gözler vardır üstünde, varlığına dikilmiş.
Oyun vardır içinde, ne oyunlar bilmiş.

 .

Ağustosta yanan fireze gibi yanar yüreğim.
Boğazından kesilmiş kurt gibi kanar yüreğim.

 .

Toprağım ve topraksızlık,
Yolum ve yolsuzluk,
Devletim ve devletsizlik.
Çığlık ve sessizlik.

 .

Göklerimden yağmadı bir gün nur.
Bu kader paylaştıkça cana dokunur.

 .

Suskundur insanımız, hep böyle.
Konuşmak zaten nafile,

 .

Saltanat,
Kimden kime geçti, kimler bilir?
Sabret, İlâhi adalet mutlak verilir.

 .

Suskundur bizim insanımız böyle.
Ümükte düğümlendi sesimiz.
Unutmadık elbet biz kimiz.
Tek, tek düştü başımız,
Yarın birimiz ikimiz,
Dimdik doğrulur.
Gözümde nur, gönlümde huzur
Kendi ellerimle toprağa uzattığım
Kızım, başını kaldır, bak.
Söylemiştim sana; hak yerini bulur.
Bu kader paylaştıkça cana dokunur.
   Ali  Erdoğan                         
 
DELİ POYRAZ

 DELİ POYRAZ


 
FİLİSTİNLİ ŞEHİDE

FİLİSTİNLİ ŞEHİDE

Oluk oluk kan veren kelime-i tevhide,

-Şu duygusuz insandan- Filistinli şehide;

.

Kanın damarda varken vatanını korudun,

Mübarek olsun sana Cennet’teki yurdun.

.

Cihandaki insanlar, semadan da melekler,

Aklın almayacağı saati, vakti bekler.

.

Gazze’ de vahşet saçan din düşmanı köpekler.

Senin döktüğün kanda batıp geberecekler.

.

Yürekler mi dayanır, körpecik çocuklara.

Bu ne zulmettir Ya rab, bu ne onulmaz yara.

.

Dünya’da nesli var mı, kalbi, kaderi kara,

İsrail dedikleri, bu ne rezil maskara.

.

Hani bu dünya hürdü, insanları özgürdü?

İnsanlar, insanlığı insanlıktan sürdü.

.

Yalın avuç Yahudi, son defa çırpınırken,

Filistinli kardeşim Allah’a kavuştun sen.

.

Demek ki, dünyalarca söylenenler hep yalan.

Ağlasın benim gibi, böyle çaresiz kalan.

.

“En büyük silah duadır” der, durur avunurum.

Nefsimin hali ile kendimi savunurum.

.

Bilmez misin, çalışmak duanın kendisidir.

Patlayan şu roketler, belki bülbül sesidir.


 
KARACADAĞ

KARACADAĞ


 
 .Sayfa
..:: Reklam ::..

 

HALİLİYE ERKEK ÖĞRENCİ YURDU

MİLLÎ, MANEVİ DEĞERLERİMİZLE MÜŞAHHAZ BİR NESİL YETİŞTİRMEK İÇİN

yemekli, yataklı ve etüt zamanlı

HAMİDİYE KIZ ÖĞRENCİ YURDU

 
Kaplamalar
(Renkler)
 
..:: DİĞER SAYFALAR ::..
GERİ GETİR
SUSMAK
ABDEST
GECELER
MERKEZ
KARAKEÇİLİ
SİVEREK SİVEREKTİR
SİVEREK
KIR ÇİÇEĞİM
İNSANIMIZ
DELİ POYRAZ
FİLİSTİNLİ ŞEHİDE
KARACADAĞ
 
 
Mayıs-2012
PSÇPCCP
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
 
 
 
 

Teşekkür Ederim

05056247055


...:::[ Yönetim Bölümü ]:::...

Bugün: 17 kişi tarafından, 4386 sayfa gezildi.
Toplam: 8379 kişi tarafından, 157824 sayfa gezildi.